Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

bir insanın bir insana kızamadığı noktada;

Resim
bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; bakın bir kedi bir kemiği kaç parçaya ayırır yahut  bir yalan kaç günü kurtarır geçmişten ?  bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; sağından akıp giden trübin, soldan ivmesi yüksek kayıplar veren kalp nerede o acil tıp teknisyeni ritmi bozuk işte kalbimin. bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; diyorum ki  toprağın kaldırma kuvveti yok ölüler de meraklı değil yatmaya. bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; ah nerede o eskiler o kokuşmuş ve ıslak mecaz tarihi eser. bak dedim avlu, ellerim ıslak ve hala fedakar aklım. bir kütük kaç eşit parçaya bölünürse  o kadarım. bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; operatör çekmiyor, nasıl ulaşılmazım bazı anlar içimde kalıyor. bir insanın bir insana kızamadığı noktada ; bak bir harf nelere kâdir, bir nokta neler götürüyor bir soluk neler neler, bir dakika o kadar kısa bazen. bir insanın bir insana kızamadığı noktada eksilir ve çarpımı sıfı

aynı sorulara takıldık

Resim
aynı sorularda takıldık ve kimsenin mecali kalmadı başka sorular aramaya. birbirine sırt çeviren iki duvar gibi soluksuz içeriğinde kızgınlaşan patlayan parlayan ampul gibi gibi gibi  sahiden gelen fakat işlem eksikliğinden düşen türkçe gibi dilim sürçtü demeksi ihaneti önce kendine kesmek  bilirsin  dalgınlığına gelirken,kendine getirmesi  yani  yatsıyı bekleyen bir yalan gibi. aynı sorularda takıldık ve kimsenin beklediği cevap gelmedi kağıtlara. senin kalemin kırık benim aklıma gelenler teneffüsü bekliyor dikkatler çok dağınık. anladığından çekiniyorsun,söylediklerimden aldığın kuvvetle çekiliyorsun çekilmenin verdiği gururla çiğneniyorsun. gölgeler her zaman saklamaz aslını aslını da yitirir ışık sen  bende  sana imara açılan tende  yeni yaralar açıyorsun. işte  aynı sorularda takıldık ve kimsenin umrunda değildi kimin düştüğü. rızaçelik