Kayıtlar

Ocak, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ezberimde kalan tek onun yeri

Resim
benim senden aldığım bir yara benim senden koparamadığım bir çığlık benim senin yolundan akan kanım nasıl kızgınım tanrıya, içimde kaynama noktasını geçmiş demir gözlerimin altından akıp giden lavlar merak etmeyin yanmadım kimsenin aşkına. ama kızgınım kendime. sokaklarını bilmediğim bir kentte yalnızım ve insan ezberinde kalan yerde güvenli hisseder kendini ezberimde onun yeri ama biliyorum bir köpek gibi çıkarmış annem rahminden beni her yanım her tarafım herbir köşem gider yolu bu şehrin. öfkeli ve alçak düşen sarhoşluktayım o kadar kızgınım ki bakmayın bana sakın bildiğim tek yol bu. insan ölümün bile güvenle gelmesini ister ve katil aynı bıçakla kaçını öldürmüştür gereksiz detaydır. ben yine en iyi onun ellerinde ölürüm kızgınım ama ezberimde kalan tek onun yeri. -rıza çelik

gelirken ağustos giderken şubat

Resim
bazı gece buğusu kalmış sabahlara uyandım kendimi kuruladığım bulutlar ve üstümden ameliyatı yarıda bırakmış doktorun unuttuğu neşterleri sökmekle başladı kahvaltılarım. ben ağaçlara yaprak ören sen yolları bozuk çürük şehirlerin kırık havası ikliminle iplerini koparttığın  bahar. dilimden biten tüylerle başladı  içimdeki eksikliğim ve  yazılacak çok sözümün kara tahtası kadar kara yüzün. dişlerimden canımı çıkarmakla başladı hayata dönüşüm artık yarının sana beni getirmeyeceğinden eminim. düşüm sana bir de düşmüşlüğüm kalmıştır eski bir defterde. aklımı adına taktığım portmanto iskelet senin bir kemiklerinde fayda var geri kalan, kimin altında kaldıysa siktir-et. kursağımdaki istasyonları yıkarak başladım yutkunmaya artık adın  trafik yapmıyor bu yolda.  kabaran izi kalmış jilet izlerimi okşayarak yavaşlattım ellerimi insan yarasına nasıl dokunursa öyle güzel bir gülü tutmak. bazı gece  buğusu kalmış sabahlara uyandı